92406 kayıt bulundu.
1. isim , isim , isim , isim , Kazma işi
1. Nasıl olsa mezarların kazımı esnasında taş sandukalar sökülmüş, olan olmuştu.
1. Nasıl olsa mezarların kazımı esnasında taş sandukalar sökülmüş, olan olmuştu.
kazıma resim
1. isim , isim , isim , isim , Kazımak işi
2. tıp , tıp , tıp , tıp , Vücutta boşluklar içinde bulunan yabancı cisimleri, hasta veya zararlı sayılan dokuları kazıyarak almak, küretaj
1. isim , isim , isim , isim , Ağaç, metal veya taş bir yüzeye ayrı katlar hâlinde değişik renkli boyalar sürüldükten sonra, üstteki katları yer yer kazıyarak alttaki renklerden yararlanma tekniği, gravür
2. Bu teknikle yapılan resim, gravür
kazıkazan
1. -i , -i , -i , -i , Bir aleti sürterek bir şeyin yüzündeki tabakayı kaldırmak
1. Tahtanın boyasını kazımak.
1. Tahtanın boyasını kazımak.
2. Bir araç kullanarak silmek, çıkarmak
1. O daktilo yanlışını iğneyle kazıyarak düzeltebilirsin.
1. O daktilo yanlışını iğneyle kazıyarak düzeltebilirsin.
3. Sertçe ovmak
4. Tıraş etmek
1. Sakalını kazımak.
1. Sakalını kazımak.
5. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Metal bir yüzey üstüne sert bir araçla şekil çizmek, yazı yazmak, nakşetmek
1. Mühür kazımak.
1. Mühür kazımak.
6. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Aslını, kökünü ayrıntılı bir biçimde araştırmak
1. Avrupalılar, medeni bir adamı kazıyacak olursanız altında gorili bulursunuz, derler.
1. Avrupalılar, medeni bir adamı kazıyacak olursanız altında gorili bulursunuz, derler.
7. tıp , tıp , tıp , tıp , Vücuttaki yabancı bir cismi hasta, zararlı veya istenmeyen bir organı almak, temizlemek, yok etmek
1. Çıbanı kazıyarak aldılar.
1. Çıbanı kazıyarak aldılar.
1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Süt, muhallebi ve yemek pişerken tencerenin dibinde yanan yapışkan bölüm
1. isim , isim , isim , isim , Karaman iline bağlı ilçelerden biri
Özel: Evet
Telaffuz : kâ:zımkarabekir
1. `bir sorun, bir durum sanıldığı gibi değildir` anlamında kullanılan bir söz
1. Doğru söylüyorsun Ali, doğru söylüyorsun ama kazın ayağı öyle değil.
1. Doğru söylüyorsun Ali, doğru söylüyorsun ama kazın ayağı öyle değil.
1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Kendi kendini kazımak
2. Kazıma işi yapılmak
3. Derisini kazır gibi kaşımak
4. Derisi yüzülürcesine tıraş olmak
1. Bıyığını kesmeyen bir azınlık kaldı ise bile sakal dipten kazınmıştı.
1. Bıyığını kesmeyen bir azınlık kaldı ise bile sakal dipten kazınmıştı.
5. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Her tarafı iyice temizlemek
6. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Varı yoğu, elindeki bütün parası alınmak veya çalınmak
bağırsak kazıntısı, tekne kazıntısı
1. isim , isim , isim , isim , Kazıyarak çıkarılan parça
1. Belki para eder diye handiyse kayaları kazıyıp kazıntıları toplayacakmış.
1. Belki para eder diye handiyse kayaları kazıyıp kazıntıları toplayacakmış.
2. Kâğıtta kazıma izi
1. -e , -e , -i , -i , -e , -e , -i , -i , Kazıma işini yaptırmak
1. Berbere o koskoca bıyıklarını kazıt da çocuklarla yeniden zıpzıp oynamaya başla!
1. Berbere o koskoca bıyıklarını kazıt da çocuklarla yeniden zıpzıp oynamaya başla!
1. -i , -i , -i , -i , Kazıma ihtimali veya imkânı bulunmak
2. Kazımaya gücü yetmek
3. Kazıma becerisi bulunmak
1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , mantık , mantık , isim , isim , eskimiş , eskimiş , mantık , mantık , Önerme
Lisan : Arapça ḳażiyye
1. isim , isim , spor , spor , isim , isim , spor , spor , Güreşte hasmı arkadan ve yandan sarıp başını koltuk altına alarak elleri koltukları altından geçirdikten sonra sırtında veya ensesinde birleştirme biçimindeki oyun
1. Kimi baskın çıkar, kazkanadından çarpar.
1. Kimi baskın çıkar, kazkanadından çarpar.
2. Meydanın ortasından çekilerek düşmanın orta bölüme girmesi sağlandıktan sonra sağ ve sol kanatların düşmanı çember içine almasıyla yapılan bir savaş taktiği
1. Murat Bey yine kazkanadı denilen Türk oyununu yapıyordu.
1. Murat Bey yine kazkanadı denilen Türk oyununu yapıyordu.
Telaffuz : ka'zkanadı
kazma diş, hava kazması
1. isim , isim , isim , isim , Kazmak işi
2. Toprağı kazıp kaldırma, düzeltme vb. işlerde kullanılan ağaç saplı demir araç
1. Bu yolun o tarihte bitmesi için ne kadar paraya, ameleye, kazma ve küreğe ihtiyacınız vardır?
1. Bu yolun o tarihte bitmesi için ne kadar paraya, ameleye, kazma ve küreğe ihtiyacınız vardır?
3. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Kazılarak yapılmış
1. Kazma yazı.
1. Kazma yazı.
4. sıfat , sıfat , argo , argo , sıfat , sıfat , argo , argo , Kaba, görgüsüz (kimse)
1. isim , isim , mecaz , mecaz , isim , isim , mecaz , mecaz , Ön dişleri uzun ve dışarı doğru çıkık olan kimse
1. `sen başkasına kötülük yapma yolunu tutarsan başkası da sana kötülük yapma yolunu tutar` anlamında kullanılan bir söz